
CHP'de kayyım atanması ve erken seçim stratejileri üzerine tartışmalar sürerken, parti içindeki bazı isimlerin bu durumu kendi çıkarlarına kullanmak için temasa geçtiği iddia ediliyor. Birlik ve dayanışma vurgusu yapan partililer, CHP'yi içsel çatışmalardan korumayı hedefliyor.
Ülkemizin mevcut koşullarında, erken seçimle ilgili olarak önseçim yapılması ve Cumhurbaşkanı adayının erken açıklanması, birçok siyasetçi tarafından en doğru yöntem olarak öne sürülüyor. CHP üyeleri de bu görüşü destekleyerek erken seçim talebini partilerinin tabanına yaymayı hedefliyor. Bu süreçte CHP'nin gündemi belirlediği ve iktidara aday olduğu söyleniyor.
Mevcut siyasi tıkanıklık ve ekonomik, hukuki sorunlarla boğuşan ülke gündeminde, CHP yönetimi yeni bir yol açmayı amaçlıyor. Eğer CHP, erken seçim sürecine hızlı bir şekilde girerse, özellikle AKP ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçimlerden kaçma şansı bulamayacak. Erdoğan, meydan okumalardan kaçamayacaktır.
AKP'nin temel hedefleri arasında erken seçimi engellemek, İmamoğlu'nun Cumhurbaşkanı adayı olmasının önüne geçmek ve CHP'yi içsel bir kaosa sürüklemek bulunuyor. Bu hedeflerle ilgili olarak, CHP'ye kayyım atanması ve İmamoğlu'na yönelik ceza işlemleri gibi iddialar kulislerde geniş yer buluyor. Ancak bu iddialar sadece dedikodudan ibaret olmaktan öteye gitmiş durumda. AKP'nin kayyım uygulaması ve yerel seçimlerin iptali gibi senaryolar, mevcut hükümetin stratejisinin bir parçası olarak konuşuluyor.
İçerideki bu söylentiler ve olası kayyım atamaları konusunda CHP üyelerinin, özellikle yöneticilerin daha net bir tavır sergilemeleri gerektiği vurgulanıyor. CHP’nin onurlu her üyesinin, kayyım komplolarına karşı çıkması gerektiği ifade ediliyor. Parti içinde hesaplaşmanın yeri ise kurultaydır ve bu nedenle "ihanet" olarak tanımlanan siyasi davranışlar kabul edilemez.
Birçok CHP’li, seçim stratejilerini sadece seçim zamanı için değil, uzun vadeli bir başarı amacıyla şekillendirmelidir. Kurultay iptalini isteyenler ve kayyım atanmasını bekleyenler, ülkenin geleceği için zararlı bir siyasi ortam yaratmış olacaklar.
Söylentilere göre, AKP'nin CHP'ye kayyım atamasını sağlayabilmek için bazı CHP’li isimlerle temasa geçtiği iddia ediliyor. Kulislerde adı geçen ve bu durumu kabul eden bazı CHP’li vekiller, AKP desteği ile kayyım olmaya niyetli olduklarını söylüyorlar. Ancak, bu durum, CHP’nin kurumsal yapısına zarar verebilir ve partinin birliğini zedeler.
Bu noktada CHP'lilere düşen görev, iç çatışmalar yerine birliğini korumak ve partisini sahiplenmektir. Her CHP’li, partisine sahip çıkmalı ve kayyım komplolarına karşı ortak bir tavır sergileyerek partisini savunmalıdır.
Yorum Yazın