06 Kasım 2019 12:34

Göçmen kuşlar ve Urfa

Sonbahar dediğimizde sararan yapraklar, serin havalar ve şairlerin hazan dediği âşıkların "zemheri ayında gül ister benden" dediği zamandır. Soğuklar kendini htirirken, doğa kanunu bu; ağaçlar kışın derin uykusuna yatmaya başlayacak. Bir başka bahara yeniden buluşmak umuduyla… Evimizin önüne ve bahçeye diktiğim, elimle su verdiğim iğne yapraklı çamlar hep yeşil kalacak. Onun özelliği ve güzelliği karın altında da hep bize yeşil rengi ile gülümsemesidir.  

Kuşlar tasını tarağını toplama uğraşındadırlar. Bir bir kayboluyorlar uzak diyarlara, sıcak iklimlere yolculuk halindedirler. Sonbaharın gelmesiyle hem daha yeni besin kaynakları elde etmek, yiyecek bulmak, hem d kışın soğuğundan korunmak daha  sıcak iklimlere göç ederler. Biz görmesek de yaban ördeği, kaz bu göçmen kuşlardan bazılarıdır.  

Gerçi eskisi gibi göçmen kuşlar kalmadı. Leylekler tek tük tenhalarda rastlarken hayret ediyoruz. O leylek ki çocukluğumuzda en çok sevgi beslediğimiz, uzun bacakları ile bizde hayret uyandıran bir hayvan idi. Çocukluk bu ya! Oyunların başında Leyleğe takılmak olurdu. "leylek leylek havada/ yumurtası tavada/ çağır gelsin et yesin/ et yemese dert yesin/ Kırlangıcı unutur olduk. Derler ki Kırlangıç Leylekten önce gelir. Leyleğe haber gönderirmiş "gel der otlar diz boyu kalkmış." Leylek kendi diz boyunu anlarmış. Oysa kırlangıç kendi diz boyunu anlatırmış. Leylek böylece kırlangıca kanarmış.  

Bir zamanlar sığırcık kuşları, ve mevsimsel göçmen kuşların başında sesini duymaya hasret kaldığımız turnalardır. Bu turnalar ki Göbekli Tepede taş rölyefleri süsleyen motifler olmuşlardır. Biz görmesek de turnalar kırsal alanda hala göçlerini sürdürmektedirler. Şehir kalabalığını ve yükselen dumanları gördükçe yönlerini değiştirmek zorunda kalmaktadırlar. Bir zaman saf saf uçan turna sürüleri. Şimdi "allı turnam" türküsünde ancak adlarını duyuyoruz. Ya göllere dalmak üzere kanat çırpan Yeşilbaşlı ördekler. Artık ördeklere de hasret kaldı gözlerimiz.   

Günlerden bir gün karga tavus kuşlarına özenir. Tavus kuşlarının döktüğü tüy ve teleklerini takıp takıştırır. Tavus kuşlarının arasına girer. "Ben sizdenim" diye tavusların arasına katılır ama bunda değişik bir hal olduğunu bilmelerine rağmen sadece acayip bakarlar. Kanatlı ama hiç onlara benzer yanı yok. Bir bahar yağmuru dökülür. Tavus kuşları kanatlarını açıp yağmurdan nasibini alırken… Karganın üzerinde ki tüyler yağmur vurunca dökülmeye başlar. Tavus kuşları bunun onlardan olmadığını anlar ve onlara özenen bu hayvanı kendi arasına bir daha girmemek üzere bir ders verirler. Onun için atalarımız "her kuş sürüsüyle uçar demişler." Bu söz aynı zamanda ittifak halindeki milletler ve ayni dine mensuplar içinde kullanılır.  

Şu uğursuz saydığımız, akıllı hayvanlar arasında uzun ömürlü olduğu söylenen eti yenmeyen sırf zararlı olduğu için öldürülen kargayı örnek alıp kendi kendimizi tanımalıyız, başkasına özenmeden. Peki, doğal dengenin korunmasında karganın ne kadar yararlı işler yaptığı  bizi ilgilendirmediği hepimizin malumu… Hızla üreyen böcekleri, böcek yumurta ve tırtıllarını, obur olan kuşlar yiyerek üremelerini önler ve doğal dengenin sağlanmasında büyük katkıda bulunurlar. Birçok kuş, yediği meyvelerin sert tohumlarını gagaları veya dışkılarıyla uzaklara taşıyarak bu bitkinin yayılmasını sağlar. Leş kargası gibi bazı kargalar leşle beslenir, ölen hasta hayvanları kısa sürede yiyerek ortadan kaldırır. Böylece kargalar da doğal denge zinciri içinde önemli bir halkayı oluşturur

Yusufcuk dediğimiz kumrular evlerimizin, sokaklarımızın sürekli konuklarıdır. Onların o sevimli ve sempatik halleri ile Yusuf'a benzetilmesi ne kadarda yakışmaktadır. Her ne kadar kimileri onlara Yusuftutan demelerinin onlarının seslerinde ki yakıştırmadır. "Yusuf'u tutun" şeklindeki ahenkli sesi hepimize büyük haz vermektedir.  Güvercinleri sormayın. Onlar balkonlarımızın dostu ama en çok şikayetçi olduğumuz kanatlılardan biridir. Yine de mavililikleri ile göz estetiklerimize sevgi katmaktadırlar.  

Ağaçlara gelin alayı gibi cıvıldaşarak süsleyen serçeleri anlatmaya gerek yok.  Yine biz onlarla bir kış daha geçireceğiz. Tehlikeli ve zahmetli yolculuklar katlanmazlar.  Onları yerleşik insanlara benzerler. Onlar sabahla uyanır, yem aramaya çıkar akşam gelir tünerler bir yerlere.

Yorumlar (0)
Namaz Vakti
İmsak 06:22
Güneş 07:51
Öğle 12:55
İkindi 15:26
Akşam 17:49
Yatsı 19:12
12°
az bulutlu