Gündem

Urfalı işçilerden 15-16 Haziran açıklaması!

Şanlıurfa'da sendika üyesi oldukları gerekçesiyle işten çıkarıldıkları iddia edilen 11 Tüvtürk işçisi, eylemlerine 207. günde devam ederken, Nakliyat İş Sendikası Genel Merkezinden bir açıklama yapıldı.

ŞANLIURFA-Şanlıurfa'da sendika üyesi oldukları gerekçesiyle işten çıkarıldıkları iddia edilen 11 Tüvtürk işçisi, eylemlerine 207. günde devam ederken, Nakliyat İş Sendikası Genel Merkezinden bir açıklama yapıldı.

Şanlıurfa Tüvtürk Polçak Taşıt Muayene İstasyonları İşletim A.Ş.’de çalışan ve DİSK’e bağlı Nakliyat-İş Sendikasına üye oldukları için işten atıldıkları iddia edilen işçilerin işe iade mücadelesi 207. gününde de devam ediyor.

İşçilerin eylemi devam ederken, Nakliyat İş Sendikası Genel Merkezinden bir açıklama geldi. Şanlıurfa’nın yanı sıra çeşitli eylemlerin devam ettiği farklı illerde de yapılan açıklamada 15-16 Haziran Direnişine değinildi.

Tüvtürk İstasyonu önündeki açıklamayı işçiler adına Murat İlgen yaptı.

İlgen açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Türkiye İşçi Sınıfı, DİSK'in kapatılmasına, örgütlenme haklarının elinden alınmasına karşı, "DİSK kapatılamaz" sloganı ile 168 fabrika ve 150 bine yakın işçiyi kapsayan direnişte, işçiler İzmit ve Gebze'den Kadıköy'e, Levent'ten Mecidiyeköy ve Taksim'e, Bakırköy'den Topkapı ve Edimekapı'ya kadar yürüdüler.  Bugün, Şanlı 15-16 Haziran direnişimizin 49 yılında, yerli-yabancı para babaları ve onların siyasi iktidarı İşçi Sınıfımızın kazanılmış haklarına saldırmaya devam ediyor. Ulusal istihdam stratejisi programında yer alan işçi örgütlenme ve sendika düşmanı politikalar, düzenlemeler hayata geçiriliyor.

Özel istihdam büroları kiralık işçilik yasasını, zorunlu Bireysel Emeklilik Sistemini düzenleyen BES'i, zorunlu arabuluculuk yasasına, işçi sınıfımızın tepkilerine karşın çıkardılar. Esnek çalışmayı. Daha yaygın etkin duruma getirmek için düzenlemeler yapılıyor. Kazanılmış hakları ortadan kaldıran "süresi belirli hizmet akdi" ile çalıştırılma da yaygınlaştırılıyor. BES'i zorunlu kılmaya çalışıyorlar.

Milyonlarca işçi kardeşimiz taşeron cehenneminde çalıştırılıyor. Taşerona kadronun bir aldatmaca olduğu ortaya çıkmıştır. İş güvencemiz, geleceğimiz olan 83 yıllık kıdem tazminatı hakkımız yerli-yabancı para babaları direktifleri ile gasp edilmeye çalışılıyor.

TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu geçtiğimiz yıl ‘İş ve yatırım ortamı önündeki engelleri tespit edip hükümetimizle birlikte kaldırdık’ demişti. Ayrıca maliyetlerin düşürülmesi ve İş Sağlığı ve Güvenliği mevzuatının işveren lehine değiştirilmesini sağladıklarını belirten Hisarcıklıoğlu ‘özellikle iş mahkemelerindeki davalarda işveren %99 haksız çıkıyordu. Bunu değiştirmek üzere zorunlu arabuluculuk sisteminin uygulamaya alınmasını sağladık’ demişti.

Ancak TOBB Başkanı bununla da yetinmemektedir. Bu günlerde çalışma yaşamını daha da esnekleştirme, iş davalarında işverenlerin çıkarına yeni düzenlemeler, iş sağlığı ve güvenliği ile İlgili işverenlerin sorumluluklarını ortadan kaldıran düzenlemeler yapmak istiyorlar. Bu konularda da AKP iktidarı ile anlaşmış durumdalar. TOBB bu düzenlemeleri hangi ortamda yapılmasını istiyor? Son 15 yılda 20 bin, 2019'un ilk beş ayında 716 işçi kardeşimizin iş cinayetlerin de yaşamını yitirdiği bir ortamda. Bu vicdansızlıktır.

15-16 Haziran Direnişi ile işçi sınıfımızın canı-kanı pahasına sahip çıktığı DİSK'in yönetimi şu an kuruluş ilkelerinden, mücadele geleneklerinden, işçi sınıfından uzaklaşmıştır. İşçi sınıfının ekonomik, demokratik, kitlesel mücadele örgütü işlevini giderek yitirmektedir.

Kazanılmış tüm haklarımıza yönelik yerli-yabancı para babalarının örgütlerinin iktidarların saldırılarına karşı yeni örgütlü 15-16 Haziran direnişleri örgütlemeliyiz.”

BİHA

Düşünceni paylaş

Back to top button